Sepetim ( 0 )

Alkali Su Çubuğu

YENİ
Kod
904
Fiyat
180,00 TL
22,00 TL'den başlayan taksitlerle!
02324584297
Numaralı satış / destek hattımızı arayarak ürün hakkında bilgi alabilir veya,

İletişim formunu doldurarak ta size geri dönüş yapmamızı talep edebilirsiniz.

İletişim Formu
Stokta
Yok

Tükettiğimiz besinlerin üretim, hazırlanış ve saklama koşullarına dikkat ederken, tükettiğimiz suyu bu kadar araştırmıyoruz. Oysaki vücudumuzun %70’i sudan oluşur. Kanımızın %90’ı, beynimizin %85’i, hatta kemiklerimizin %35’i sudur. Bu kadar yüksek oranda su barındıran hayati organlarımız ve vücudumuz için kaliteli su çok önemlidir. Çevresel faktörler, sanayileşme, yoğun nüfus, yetersiz altyapı ve çeşitli sebeplerden dolayı musluk sularımız genellikle içilebilir olmaktan uzaktır. Bu sebeple içme suyu olarak hazır sular tercih edilmektedir. Ancak hazır sular içilebilir değerlere sahip olsa da çok büyük bir kısmı işlenmiş olduğu için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu kriterleri tam manası ile karşılayamazlar. Peki, sağlıklı su nedir? Nasıl elde edebiliriz?

Yukarıda sorduğumuz soruya geçmeden önce kısa bir bilgilendirme konuyu anlamamıza daha iyi yardımcı olacaktır. Bu başlık altında bahsedeceğimiz konu içerisinde sıklıkla kullanacağımız pH ifadesinin açılımı p=potenz yani güç, h=hirojendir. PH ile ölçülen şey herhangi bir çözeltideki hidrojen iyonlarının yoğunluğu ya da aktivitesidir. Bu ölçüm için kullanılan derecelendirme aralığı 0 ila 14 arasıdır. 0-7 arası asidik, 7 nötr, 7-14 arası alkalik (bazik) kabul edilir.

Vücudumuzun ve organlarımızın belirli bir ph değeri vardır; kanın pH değeri 7.35-7.45, midenin 1.0-3.5, pankreasın 8.0-8.3 gibi. Gerekli olan pH dengesinin sağlanması hayati önem taşır ve vücudumuz genel olarak hafif alkaliktir. Alkali asidi nötrleştirici özelliğe sahiptir, ancak asidik değeri nötrleyebilmek için 20 kat fazla alkali kullanılmalıdır. Bu sebeple aldığımız asidik besinlerden en az 20 kat daha fazla alkali tüketilmelidir. Yukarıda bahsettiğimiz çeşitli sebeplerden dolayı ve asidik beslenme alışkanlıkları yüzünden vücudumuzun pH dengeleri asidik yöne doğru kayar. Bilim adamlarının birleştikleri ortak nokta, vücudun hassas pH dengesinin bozulmasının hayati organlara ciddi zarar göreceği ve hayati tehlike yaratacağıdır. Vücudumuz asidik etkilerden kendini korumak, pH dengesini sağlamak için kolestrol tabakaları oluşturur, yağ depolar, kemiklerden kalsiyum, kalp ve kaslardan magnezyum çekerek tampon görevi yapmak gibi savunma mekanizmaları oluşturarak kendini korur. PH dengesi bozulmuş olan bir sistemde tükettiğimiz besinler bozularak mantar, küf oluşumuna neden olarak vücudumuzda bol miktarda toksit atık oluşturur ve çeşitli toksit boşaltım merkezlerine fazlasıyla yük binmesine dolayısıyla, bu organların yıpranmasına ve hastalanmasına neden olur.  Günümüz yaşam koşullarında asidik etkilerden tamamen arınmış bir hayat sürebilmemiz mümkün değildir. Yine de asidik olmanın zararlarından kurtulmak ve hassas dengeyi koruyabilmek alkali yönünden zengin bir beslenme ve yaşam tarzıyla mümkündür.

Vücudun pH dengesini korumada ve asidik etkilerden korunmada en önemli şey, yukarıda belirttiğimiz gibi vücudumuzun %70’ini oluşturan, sudur.  Yüksek pH değerine sahip bir su asidite ile mücadelede çok önemli bir yer tutar. Bol miktarda alkali su içmek vücudun pH dengesini sağlamada ve alkali olmakta en önemli malzemedir. Suyun pH değeri birkaç farklı yöntemle yükseltilebilir. Yüksek pH değerine sahip bir su sağlıklı suyun ilk koşullarından olsa da zararlı toksin materyallerden arındırılmış olması, mikro moleküler yapıya sahip olması ve doğal mineraller yönünden zengin bir içeriğe sahip olması sağlıklı suyun temel şartlarıdır. Sağlıklı su için gerekli bütün bu nitelikleri Biocera alkali anti-oksidan su ürünleri ile karşılayabilirsiniz.

Biocera alkali anti-oksidan su çubuğu içerisinde kullanılan patentli seramik toplar sağlıklı su yaratmak için gerekli koşulları sağlayan bir yapıda tasarlanmıştır. Bio-cera seramik toplar suda bulunan asidik metabolitleri ve toksitleri temizler. Asidik etkilerden korunmaya çalışırken, bir de içtiğimiz suyun içerisindeki toksit atıklar ile işimizi daha da zorlaştırmasını engeller. Suyun ORP değerini düşürerek suyu anti-oksidan hale getirir. Vücuda zarar veren aktif oksijeni kendine bağlayarak etkisiz hale getiren hidrojeni(H²) suya katar. Solunumun temeli olan oksijenin bir kısmı vücudumuzda serbest radikallere dönüşerek beslenme ve solunum sırasında vücuda saldırır. Günümüzde yaşlanmanın ve birçok hastalığın sebebi olarak serbest radikaller gösterilmektedir. Normal oksijen vücudumuzda 100 saniye kalabilirken, serbest radikaller 1 milyon ya da milyar saniye vücutta barına biliyor ve bu süre içerisinde vücudumuza saldırmaya devam ediyor. Hidrojen(H²) serbest radikalleri kendine bağlayarak vücuda zarar vermesini engeller. Düşük ORP değerine sahip su serbest radikalleri temizleyen anti-oksidan suyu ifade eder. Suyun pH’ını yükselterek alkali hale getirir ki bu konuyu oldukça detaylı olarak konumuzun başında işlemiştik zaten. Vücut tarafından çok daha çabuk emilebilen mikro molekül yapıya sahip su molekülleri oluşturarak vücudun oluşturduğu asidik çöplerin çözülmesini sağlar. Normal bir musluk suyu yaklaşık 15-18 molekülden oluşan büyük bir yapıya sahiptir. Bio-cera alkali anti-oksidan su ise 5-8 molekülden oluşan çok daha küçük bir yapıya sahiptir.

Küçük yapıya sahip su kümesi hücre zarından içeriye girerek hücrenin nemlenmesini sağlar, oluşmuş olan asidik çöpleri çözerek atılımını kolaylaştırır ve negatif yüke doyurulmuş su, hücreden negatif elektirik yükü çekmeyeceği için hücre yaşlanmasını geciktirir. Metabolizma için gerekli olan mineralleri suya katar. Kalsiyum, potasyum, magnezyum ve sodyum vücut için en önemli minerallerin başında gelir. Aynı zamanda suyu alkali hale getirmenin başlıca koşullarındandır. Yüksek emilime sahip bir su aracılığı ile bu minerallerin metabolizmaya karışması çok daha kolay gerçekleşir.

                Bio-cera alkali anti-oksidan su çubuğu elde edilen su birçok hastalığın tedavisinde tek başına ya da yürütülen tedavinin yanında yardımcı olarak ta kullanılabilir. Alkali suyun faydaları birçok tıbbi literatürde yer alırken, saygın profesörlerin tedavilerinde de kullanılarak etkinliği kanıtlanmıştır.

                Çağımızın en ölümcül hastalığı olan kanserin oluşumunun en önemli sebebi yeni oluşacak hücrelerin genetik yapısındaki bozulmalar ile birlikte normalde olması gerektiğinden farklı davranması yatar. Bu bozulmanın en önemli sebebi ise vücudumuza isteyerek(sigara gibi) ya da istemeyerek (çevre kirliliği gibi) aldığımız toksin meteryallerin yaptığı tahribattır. Alkali anti-oksidan su zararlı toksinlerin atılmasını kolaylaştırırken, hücre yaşlanmasını yavaşlatır, daha sağlıklı hücreler oluşturulması için ortam yaratır ve vücudumuza sağladığı yararlar ile kansere karşı savaşta işini kolaylaştırır. Ayrıca kemoterapi yada diğer kanser tedavilerinin yan etkilerinin azaltılmasında ve tedaviden istenilen neticeyi almayı hızlandırıcı etkisi de vardır.

                Alkali su kandaki kolestrolü çözücü önemli bir etkendir. Bu sebeple kolesterol tedavisi, yüksek kan basıncı (tansiyon) ve damar sertliğinin tedavisinde etkin bir tedavi aracıdır. Düzenli olarak günlük kullanılan alkali su kan basıncını yavaş yavaş denge seviyesine gelmesini sağlar.

Alkali anti-oksidan suyun en önemli özelliği toksin molekülleri nötrleştirebilmesine rağmen herhangi bir kimyasal ilaç olmamasıdır. Ayrıca her hastaya durumuna göre özel ilaç tedavisi uygulanırken alkali anti-oksidan suyu herkes kullanabilir. Vücudu yenileyici etkisi sayesinde, ilaç tedavilerinin kimyasal ve toksit etkilerinin yarattığı yıkımı yaratmaz. Bu sebeple kalp hastalıklarında da olumlu etkileri gözlemlenir.

Bio-cera alkali anti-oksidan suyun içerisinde iyonik kalsiyum bulunduğu için birçok alerji rahatsızlığının semptomlarının giderilmesinde veya tedavisinde de kullanılabilir. Aslında duyarlılığı dengelemek için damardan kalsiyum çözeltisi enjekte etmek gibi tedavileri zahmetsizce ve kolay yolla sadece alkali suyunuzu içerek te gerçekleştirebilirsiniz.

Bütün oluşum ve nedenleri bugün bile tam manası ile anlaşılamamış olan egzama tedavisinde alkali su doğrudan tedavi amacı ile kullanılabilir ve çok kısa sürelerde tedaviye cevap verir.

Alkali anti-oksidan suyun mide fonksiyonlarını  güçlendirme ve salgılamayı nötrleştirici ektkisi sayesinde midede bulunan gastrit salgıların pH seviyesini dengelediği için gastrit salgısı fazlalığı(hipoklorhidra) ve azlığı(aklorhidra)tedavisinde etkinliği kanıtlanmıştır. Bio-cera alkali su sürahisi sindirim sistemi problemlerini çözümünde etkin bir üründür.

Yine alkali anti-oksidan suyun yüksek oranda toksin giderici etkisi sayesinde jinekolojik hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Özellikle uzun yıllardır yapılan çalışmalar pre-eklampik toksima hastalarının tedavisinde çok etkili olduğunu, hatta bu tarz hastaların alkali anti-oksidan suyun yardımı ile sağlıklı ve zeka seviyesi ortalamadan yüksek bebekler dünyaya getirildiği yönündedir.

Çağımızın önemli rahatsızlıklarından olan diyabet(şeker) hastalığının tedavisinde de yardımcıdır. Yapılan klinik çalışmalarda alkali anti-oksidan su kullanan hastalarda idrardaki şeker oranı 300mg/l’den 2’ye, yemek sonrasında ise 100mg/l’den 0’a düştüğü görülmüştür. İdrardaki şeker sadece alkali su kullanılarak hiçbir ilaç yardımı olmadan tamamen ortadan kaldırılabilmiştir.

Geleceğin en önemli rahatsızlığı olarak görülen ve her geçen gün artan hasta sayısı ile obezite tedavisinde alkali su tavsiye edilir. Alınan besinlerin yakılması vücudumuzda bulanan vitamin ve minerallerin miktarına bağlıdır. Ne kadar çok protein, karbonhidrat ve yağ tüketilirse, bunları yakabilmek için o kadar çok vitamin ve minerale ihtiyaç oluşur. Alkali su mineral anlamındaki zenginliği ve yağ çözücü etkisi ile obezite ile savaşta etkin bir silahtır. Ayrıca şunu unutmamakta fayda vardır, vücudumuzun yaptığı her şeyin mantıklı bir açıklaması vardır. Mesela bir örnek ile bunu şöyle açıklayabiliriz; kandakikolestrolün en önemli sebeplerinden birisi, asidik beslenme alışkanlığı veya çeşitli sebeplerden dolayı pH seviyesi asiditeye doğru kaymış kanın pH seviyesidir. PH değeri düşük bir kan damarlara zarar vererek aşındırmaya başlar ve vücudumuzda kendini savunmak için asidi tutabileceği en etkin yol olan yağ(kolestrol) üreterek asidi etkisiz hale getirmeye çalışır. Örneğimizi biraz daha ileriye götürelim. Eğer yeterli yağ üretilemezse bu sefer kalp ve kaslardan magnezyum çekerek damarları korumaya çalışır. Magnezyumda yetmez ise kemiklerden ve dişlerden kalsiyum çeker. Bu savunma yöntemi elastikiyete sahip olmayan kalsiyum ve magnezyumdan dolayı damar sertliğine yol açar. Tablo biraz karamsar dursa da bütün bunlar bir zincirleme etkidir. Şimdi en başa dönersek, eğer kanın pH seviyesini dengede tutabilirsek, sağlıklı bir sisteme sahip olabilirsek, vücudumuz da kendini, savunmak için yağ üretip depolamaktan vazgeçer, yada mineralleri çekerek kas ve kemik dokularının zayıflamasına neden olmaktan vazgeçer.

Bütün hastalıklarda ve sorunlarda olduğu gibi sadece şikayetleri ortadan kaldırmak hiçbir çözüm üretmez. Çözüm şikayetin kaynağını düzeltmekten geçer. Bio-cera alkali anti-oksidan su sizin, vücudunuzun sağlığını korumada ve verdiğiniz savaştaki en büyük yardımcıdır.

***Bio-cera alkali anti-oksidan su sürahisinin imalatında kullanılan malzemeler, patentli Bio-cera seramik topların içeriği ve ürünün güvenilirlik ve onay sertifikaları ile ilgili bilgiyi teknik özellikler kısmında bulabilirsiniz.

Kredi Kartı Tek Çekim
180,00 TL
Havale / EFT
180,00 TL
KREDİ KARTI TAKSİT SEÇENEKLERİ
Taksit
Taksit
Tutar
Toplam
2
90,00 TL
180,00 TL
3
60,00 TL
180,00 TL
4
46,13 TL
184,50 TL
5
37,80 TL
189,00 TL
6
31,50 TL
189,00 TL
7
27,51 TL
192,60 TL
8
24,08 TL
192,60 TL
9
22,00 TL
198,00 TL
İLGİLİ ÜRÜNLER